• Asıl yetimler anadan babadan değil ilim ve ahlaktan yoksun olanlardır.
1 2 3 4 5 6 7
image carousel by WOWSlider.com v7.0


Kurt ile üç öküz (Osmanlıcası devamında)

Çayırlıkta biri beyaz, biri siyah diğeri de kırmızı olmak üzere üç öküz otlarmış. Günlerden bir gün bu öküzlere bir kurt bela olmuş. Ancak nasıl yaklaşacağına bir türlü karar verememiş. Çünkü öküzlerin üçüne birden saldırsa onların sivri boynuzları arasında öleceğini biliyormuş. Kurt biraz sonra öküzlerin ayrı ayrı yerlerde otladığını görünce, -önce parçala sonra yut -sözünü hatırlayarak (Devamı)

Acele Karar Vermeyin (Osmanlıcası devamında)

Bir köyde ihtiyar bir adam varmış.. Çok fakirmiş ama dillere destan bir beyaz atı yüzünden kral bile onu kıskanırmış.. Kral at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış.. -“Bu at, bir at değil benim için.. Bir dost.. İnsan dostunu satar mı?” dermiş hep.. Bir sabah kalkmışlar ki, at yok.. Köylü ihtiyarın (Devamı)

Rika hatla yazılmış güzel bir dua.

Merhum Elmalı Hamdi Yazır’ın yazdığı hak dini kuran dili tefsirinin başında yaptığı duadır. Bismillahirrahmanirrahimİlahi! Hamdini sözüme sertaç ettim. Zikrini kalbime mirac ettim. Kitabını kendime minhac ettim. Ben yoktum var ettin. Varlığından haberdar ettin. Aşkına gönlümü bikarar ettin. İnayetine sığındım kapına geldim. Hidayetine sığındım lütfuna geldim. Kulluk edemedim affına geldim. Şaşırtma beni doğruyu söylet. Neşveni duyur (Devamı)

Adama göre adam (Osmanlıcası hem matbu hem rika devamında)

İncili Çavuş, Osmanlı elçisi olarak Fransa Kralına gönderildiğinde, elbiselerinin bazı yerlerinde yama varmış. Kral, bunları görünce dayanamayıp: Bana senden başka gönderecek adam bulamadılar mı? diye sorunca, İncili Çavuş: Osmanlılar, adama göre adam gönderirler, cevabını vermiş. Beni de sana göndermelerinin hikmeti bu olsa gerek. Not: Adam kelimesindeki dal harfinden sonraki elif normalde kullanılmamaktadır. Okuma kolaylığı için (Devamı)

Biz seni uyanık bilirdik (Osmanlıcası hem matbu hem rika devamında)

İstanbul’da kenar semtlerden birinde oturan yaşlı bir kadın, padişahın huzuruna çıkmak istediğini saraydaki görevlilere bildirmiş. Bunun üzerine sultanın karşısına çıkarılmış. Yaşlı kadın : Evinin soyulduğunu ve bu olaydan padişahın sorumlu olduğunu söyleyerek, şikayette bulundu. Bunun üzerine hiddetlenen Kanuni: -Bana bak kadın, sen niçin bu kadar derin uyku uyudun da evinin soyulduğunu duymadın? deyince, yaşlı kadın: (Devamı)

Aman Alçak Sesle Söyle (Osmanlıcası hem matbu hem rika devamında)

Fatih Sultan Mehmed Han, bir gün dilencinin birine bir altın vermişti. Dilenci, Padişahın verdiği altını az bularak şöyle bir soru sordu: “Bu nasıl olur Padişahım? Ben senin kardeşin olduğum halde nasıl olur da bana bir altın verirsin?” Dilencinin ne demek istediğini tam anlamayan Fatih sordu: “Sen benim nereden kardeşim oluyorsun?” Dilenci : “İkimizde de Adem (Devamı)

O ‘VAV’ Herzaman Yazılmaz

Vav harfi ile ilgili meşhur bir hikaye anlatılır… Hafız Osman emekli olduktan sonra kafa dinlemek için o devrin en sakin semtlerinden biri olan üsküdara yerleşir. Fırtınalı bir günde kayıkla beşiktaşa geçmek ister. Sahilden bir kayığa biner. Yol bitmek üzere iken kayıkçı ücretleri ister. Fakat Hafız Osman yanına para almayı unuttuğunu farkeder. Tabi artık çok geçtir. Bir (Devamı)

Vav ile Elif

İnsan vav şeklinde doğar, bir ara doğrulunca kendini elif sanır. İnsan iki büklüm yaşar, oysa en doğru olduğu gün ölmüştür. Kulluğun manası vavdadır, elif uluhiyetin ve ehadiyetin simgesidir. O yüzden Lafz-ı ilahi elifle başlar. Elif kainatın anahtarıdır, vav kainattır. Rabbi vav gibi mütevazı olsun ister kulları. Musa dal olmuştur ama Firavunun gözü Elifte kalmıştır. İbrahim (Devamı)